| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
Emre İpor
Yer:
Diğer
Tarih:
18 Ocak 2012, Çarşamba 15:47
|
Bu uzun çalışma mutlaka çıktılanıp dosyalanmalı! Emek emek, satır satır uzun zamandır hocamın üstünde çalıştığını bildiğim bu yazıyı okurken çok keyif aldım. Üstünden bir tur geçtim, yetmez... Not almalı! Ellerine sağlık hoca!
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Tamriş
Yer:
Diğer
Tarih:
06 Kasım 2011, Pazar 23:41
|
Merhaba hocam merhaba BTA,
Öncelikle sizin ve tüm BTA ailesinin bayramını kutluyorum.Son 2 yazınızı okudum yüreğinize, elinize sağlık.Ve de BAYKUŞ... özellikle BAYKUŞ...Bu yazı için çok çalıştığınızı görsem de bilin ki bu yazıdaki emek ve alınteriniz uzaklarda da olsa birilerinin içini ısıttı.Yorgun anlarınızda lütfen bunu düşünün ve BTA'dan ayrılmak zorunda kalan biri olarak-o yüzden bunu söylemeye ne kadar hakkım olduğunu da bilmiyorum - lütfen siz bizi yalnız bırakmayın.En içten sevgilerimi yolluyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
selvi
Yer:
Diğer
Tarih:
25 Ekim 2011, Salı 18:19
|
Mine...Mine...Mine... Burdan çok açık ve net bir şekilde sesleniyorum size hocam:ben felaket bir şekilde Mine de oynamak istiyorum. Az önce Necati Cumalı'dan Mine oyunu oynanacağını duyduğumdan beri yerimde duramıyorum:) Sahnede,teknikte yani bir şekilde o oyunda yer alıp dahil olmak istiyorum. Lütfen...Lütfen....Lütfen...:)
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
koca zaza
Yer:
Diğer
Tarih:
24 Ekim 2011, Pazartesi 20:16
|
Kış geldi palto'larımızı giyme vakti:)
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Miray Güney
Yer:
Diğer
Tarih:
15 Ekim 2011, Cumartesi 11:14
|
Dün yeni bir sezona merhaba dedik Badılcan Nine ve Ajans Dede ile. Gerçekten çok güzel , çok eğlenceli bir oyun olmuş. Ellerinize sağlık arkadaşlar Hepinizi tebrik ederim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hüseyin Seçkin
Yer:
İzmir
Tarih:
29 Eylül 2011, Perşembe 22:06
|
Kullanılmayan bir bilginin hammallığından kurtuluş yoktur.
İşte sizin en çok bu yönünüzü seviyorum. Edindiğiniz bilgileri bir Baykuş oyunu titizliğiyle inceleyip sahneye uyarlıyorsunuz.
Sağolsun Halit Fahri. Ve sağolun öğretmenim güzel bir yazı olmuş. Ve sadece samimiyetle söylenen bir sözle de bu yazınızın da bana kattığı çok şey oldu. Yazılarınızın devamı dileğiyle... İyi çalışmalar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
emrah
Yer:
Diğer
Tarih:
29 Nisan 2011, Cuma 18:49
|
Eski bir BTA' lı olarak şunu size söylemelyim ki BTA GERÇEKTEN BİR AİLE, BU ANLATILMAZ YAŞANIR... BUNU EN İYİ YAŞAYANLAR BİLİR...
SİZİ GERÇEKTEN SEVİYORUM HEP ÇALIŞIN,ÜRETİN SUNUN. SİZLERİ AYAKTA ALKIŞLIYORUM.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
selviiiiiiiii
Yer:
Diğer
Tarih:
25 Nisan 2011, Pazartesi 13:43
|
BTA! Çok özledim hem de çok her şeyini.....Sahneye çıkıp prova almayı. Oyunlarını izlemeyi. Oyuna çıkmadan önce ki o heyecanı yaşamayı... Her şeyi hepinizi çok özledim kocaman öpüyorum=)
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
serkan satlık
Yer:
Diğer
Tarih:
17 Nisan 2011, Pazar 16:07
|
Bugün 17 nisan Köy Enstitülerinin 71.kuruluş yıldönümü sayılı saatler kala sahnede olacağız ...elbette heyecanlıyız...bta içinde yürekten inandığımız ve uygulamaya çalıştığımız enstitü mantığının eylem kısmını seyircimizle paylaşmanın heyecanı var hepimizde ...allah utandırmasın...
yaşasın tiyatro...yaşasın bta...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Emre Abi
Yer:
Diğer
Tarih:
14 Nisan 2011, Perşembe 11:05
|
Sevgili BTA'lılar!
Dün Küçük Kara Balık isimli oyunun ilk gösterimi vardı. BTA'mıza girdiğimiz ilk saniyeden itibaren gözlerimize inanamadık! Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler bize harika bir masal anlattılar..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
sevil filiz
Yer:
Diğer
Tarih:
28 Mart 2011, Pazartesi 14:03
|
sevgili BTA lılar 27 mart dünya tiyatro günümüz kutlu olsun. Bu özel günü gururla kutlamamızı sağlayan KIRMIZI SAKALLI TOPAL KARINCA ekibine teşekkürler:))
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
özleyen
Yer:
Diğer
Tarih:
27 Mart 2011, Pazar 10:49
|
27 mart dünya tiyatrolar günü kutlu olsun. Şimdi değişik bir telaş vardır BTA'da. Kolay gelsin kocaman kocaman kolay gelsin hepinize.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
koca zaza=)
Yer:
Diğer
Tarih:
09 Mart 2011, Çarşamba 19:50
|
CARMEN!!! Yaktın,yıktın bizi... Hala ama hala oyunun etkisindeyim hem de fazlasıyla! Bir yanda özgürlük hayatının tek tutkusu olan Carmen, diğer yanda ise;aşkının ve öfkesinin kurbanı olmuş Carmen'in özgürlük tutkusuna alabildiğine meydan okuyan ki zaten sonunda yine bu özgürlük karşısında kendinde tek çare Carmen'i öldürecek kadar seven Jose.... Aşk,öfke,çaresizlik,özgürlük,yaşama arzusu,kaçıp gitmek yeni başlangıçlar her şey ama her şey öylesine güzel anlatılmıştı ki bu oyunda 85 dakika nasıl geçti anlamadım bile.. Doğa'nın çaresizliği,Senem'in dişiliği,Hüseyin abinin o kötü kahkahası yani kısacası oyunda emeği geçen herkesin yüreğine emeğine sağlık... Başta tabiki hocam size teşekkürler Carmen için,ve bundan sonra gelecek bütün oyunlar için.... Bu arada hocam merak etmeyin DEL' ALİ'YE sandığınızdan daha büyük mendiller getireceğem...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Selin S.
Yer:
Diğer
Tarih:
02 Mart 2011, Çarşamba 00:20
|

Selamlar BTA'm.
Çok özledim.
Ama iyi bir özlemek bu, çünkü burada çok şey başarmaktayım, kendim için, ilerisi için. Kendimi daha iyi tanıyorum diyebilirim. Herkesin kaçmaya ihtiyacı vardır bir seferlik, ben gerçi hep en yerinde durmayan oldum bu konuda. Fakat hep yenilenip döndüm. Yine döner miyim, dönersem ne zaman dönerim bilmiyorum, ama yenileniyorum. Umalım ki bu yenileme sürecinin sonuçları sağlıklı olsun, hepimize yarasın.
Hocamın yazılarını takip edebilecek sağlıkta olmak bile BTA'lı olmak için yeterlidir. Ve benim için, hocamın tekrar yazıyor olması, yüreğimi 600 km'den ferahlatan bir haberdir. Hele ki Sait ile Faik diye bir yazar hakkında yazmış ki en son, mükemmel... : )
Carmen oynuyorsunuz biliyorum, aramadım sizi. Ne arayacağım çok kıskanıyorum, çok güzel olmuşsunuz. Hele ki o Senem Hoca, normalde milyonlarca kırmızı ruj kurtarmaz façayı düzeltmeye amaaa, bu sefer bir şeye benzemiş gerçekten. Alınma Senem. Ağlama dur, içim parçalanıyor : p
Seko'nun burnu ise, tek başına bir paragrafı hak edecek kadar heybetli yine sahnede. Sırf bu adamla evlenebilmek için bile dönebilirim. Ya da Barış'la. Adam sırf karizma.
Tamriş'le Hüseyin Abi hakkında konuşmuyorum bile. Hüseyin Abi'ye yürekten tavsiyem, halen bırakmadıysa, acil sakal bırakmasıdır. Biz seni öyle sevdik Hüseyin Abi. Gerçekten söylüyorum. Ciddiyim bak. Ah, yine yanlış anladı...
Sevil Annem, sen Alamanya'da iken geldi kaçtı gibi oldu fakat, elbet bir gün buluşacağız, nasıl olsa cep telefonu misali mobil insanlarız, sinyali nereden verdiğimiz belli olmaz bizim : )
Son olarak, Emrettin ve İncittin, ben artık çocuk istiyorum ! BTA bir bebetoyu hak ediyor ! Kampanya başlatmanızı istiyorum civciv BTA !
Hocam, bu mesajı yayınlayamayacak kadar esprili şakalı bulursanız eğer, en azından bir oyun ya da prova öncesi bütün BTA'ya yüksek sesle okunmasını rica ederim : ) Yokluğum belli olmasın.
Sizi kara saplı bıçak gibi sineme saplamışlar da haberim yokmuş.
Hepinizi gözlerinizden öperim.
Büyüklerin Selin'i, küçüklerin de Selin'i. Yaşım üç olduğundan mütevellit. Evet Barış, bildin zeka yaşımı. Sus şimdi : p
En yakın zamanda görüşmek dileğiyle : )
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
sevil filiz
Yer:
Diğer
Tarih:
19 Şubat 2011, Cumartesi 20:16
|
begüm adıyla altta yazan bta lıyı cok merak ettim begüm bakırcı mı acaba yoksa başka bir begüm mü ?? öyle güzel yazmışki bayıldım eline yüreğine sağlık begüm:)
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Elif Rıfat
Yer:
Diğer
Tarih:
03 Şubat 2011, Perşembe 11:43
|
Düşünebilen duyarlı arkadaşlarıma selamlar. Kendilerini haksızlığın karşısında ki safa koyan ve durmadan üretkenliğe veren dostlara selam. O kadar mutluluk verici bir durum ki boyle dostlara sahip olmak. Tek önerim var eğer kulak verirseniz, neden pastadan hakkından fazla alana prim veriyorsunuz, neden bağırmıyorsunuz?
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
begüm
Yer:
Diğer
Tarih:
31 Ocak 2011, Pazartesi 14:59
|
küçük bir kelimeleyle başladı yolculuk..
cümleler arasından sinsice sıyrılıp başlarımızı kaldırdı göğe..
küçüktü, ufacıktı umutlar..
ve aksine alabildiğine büyük hayaller bekliyordu bizi; büyüdükçe küçülen..
önce "küçük kara balık" oldu bir bedene sığdırılamayan,
sonra "martı",geleceğe kanat çırpan..
küçük umutlarla başladı yolculuk..
ve hayallerin arasından sıyrılıp geldi bugünlere ;
tarifi imkansız gerçek..
"artık zamanı geldi" diyebilmekti sahne,
sahnede küçük ayaklar ve eller..
yavaş yavaş alkışa hazırlanan..
ben ise, hiçbir şeye değişmem o mutluluğu..
beni samedlerle, nazımlarla büyüttüğünüz için teşekkür ederim..
ve şimdi olabildiğince aydınlık önüm,
ışıktan seçemez oldum yolumu..
fakat kırmızı bir balonun arkasına takılıp,
düşlerimin peşinden koşma niyetindeyim..
beni küçük derelerden alıp, okyanuslara bıraktığınız için teşekkür ederim..
başarılarınızın devamını temenni eder,
hepinize selam ederim..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yaşar
Yer:
Diğer
Tarih:
27 Ocak 2011, Perşembe 22:22
|
Merhabalar...
Çalışmalarınmızda başarılar dileklerimle size bir önerim var.
Dünya tiyatrolar gününde DEÜ 75.Yıl İlköğretim Okulu'nda çocuklara bir oyun sunmak ister misiniz ? Uygın olursa aynı oyunu kardeş okulumuzda da sergilrmrnizi dileriz... Lütfen benimle iletişime geçin. GSM. 05053569722 Yaşar ÜSTÜN
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
sevil filiz
Yer:
Diğer
Tarih:
24 Ocak 2011, Pazartesi 20:40
|
dilay ne güzel yazmış çocukluk üzerine. içim eridi. eline yüreğine sağlık çocuk çok çok geç büyümen dileğimle ....
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Senem Eren
Yer:
Ankara
Tarih:
23 Ocak 2011, Pazar 04:21
|
BTA... Orada olmayı ve o küçük sahnede kocamanmış gibi hissetmeyi delicesine özledim. Çabuk başlayıp çabuk biten BTA maceramı, hiçbir tiyatrodan alamadığım o ışığı unutamayacağım. Büyülü bir yer gibi orası, bir kez gidince, o havayı soluyunca bırakılamayacak bir yer; duvardaki afişleriyle küçücük kulisiyle ve alkışlarıyla koskoca bir dünya. Hayrettin Hoca'nın "Seni ezer kağıt yaparım!" diyen komik bağırışları bile tatlıydı  Herkesi çok özlüyorum, sevgiler.
|
| Yukarı |
|
| |