“Topraktı, güneşti bildikleri yasa Ekmeğe ve aşka inanıyordular Doğu dağlarında çoban Kıyılarda balıkçı, işçi Çukurova'da pamuk Bozkırda başaktılar. Bin yıldır kurumuyordu sırtlarının teri. Hacet kapılarında bin yıldır ırgattılar Bir avuç bulgurdu tarih ve cumhuriyet Kıtlıkta yardım buğdayı insan hakları Neydi bu açlık, bu karanlık Her çağda neden gürültüye gidiyordu elleri, Anlamıyordular. Uyandı derinlerde bekleyen tohum Bir sabah doğruldular En önde dağların yalnızlığı Hüznü mağraların Ardında yalnayak, gömleksiz köyler Gurbet acıları, yanan ormanlar Kavrulmuş tarlaları kurak yılların ... Yürüyüşe başladılar. Gözlerinde büyük karar Kim durdurabilir denizi Yaklaşan ayak seslerinden belli Çoğala çoğala geliyorlar.” |
O çocuklardan biri olan Başaran'ın sesiyle çoğalan şiirler yazıldı çorak toprağa, ıssız dağlara, bulanık sulara. Aydınlandı toprak, dağ, su ... Korkuyla irkildi çakallar meclisi: “Bu da nesi?”. Kısıldı yeminlerle, dualarla enstitüyü kurduran CHP'nin sesi. Çünkü partiye militan katmak için kurdurdukları enstitülü, partilerin ötesinde sessiz bir yürüyüşe başlamıştı :
“Yirmi bin elim kalem, kırk bin elim taş Uğruna feda edeceğim, kuru bir baş Bağışladım kendimi Anadolu'ya” |
Duyuyor musunuz? ... Duyuyor musunuz, enstitüye inananlar, ona hep inananlar, onun ışığında yıkanan küçük serçe kuşları ve her tuğlasında çocuğunun teri olan binalar; yemişinden toprağı kıskandıran ağaçlar, hep 17 Nisan'da duygulu bir şarkıyı fısıldamaktalar. Bugün susmalı ve o şarkıyı duymalı ... O şarkı elimizden alınmaya çalışılan bir coşkuya sahip çıkmayı anlatmaktadır. O şarkıyı duymalı.
“Ben mutlu bir yapıyım Bir kat, üç kat, beş kat Vurdular temelime ilk kazmayı Yüzlerce Fatma, binlerce Ali ve bir o kadar da Memet Kurdular beni bu sıtma, bu trahom, bu verem yurduna diye Bütün sinekler, bitler, keneler ve tekmil sülükler 17 Nisan sabahında çekip gittiler” |
Şimdi 2007 yılında, şuncağız BTA'da bir avuç çocuğuz. O şarkıyı duyan bir avuç delikanlı ışık yolcusuyuz. Bu yeri sarsan sessiz yürüyüşe en derinden inanıyoruz. Ve sesimiz onların sesine karışsın istiyoruz.
“Sanma ki seni bir dağ başında yapayalnız unuttum Sancılar içinde kıvranan Ve bir volkan gibi yıllarca yanan yüreğimde Seni sımsıcak uyuttum” |
Köy Enstitüleri'nin 67. kuruluş yıldönümü kutlu olsun.
Tüm BTA Ailesi adına; Hayrettin Filiz
![]()