Afife Jale Tezi Hakkında…

 

Hazırlayan: Senem İlmiye Büyükkılıç

Danışman: Hayrettin Filiz

Haziran 2004

Afife Jale ve Selahattin Pınar
   


Türk milleti vatanını kurtarmak için Kurtuluş Savaşı mücadelesi verirken Türk Tiyatrosu da öksüzlükten kurtulmak için kendi içinde bir savaş veriyordu. Çünkü Türk tiyatro sahnelerine Müslüman Türk kadınının çıkması suç sayılıyordu. Bu yüzden tiyatromuz gelişemiyor, hatta gittikçe yok oluyordu. Türk kadınları yerine sahnelerde bozuk Türkçe’ leriyle Ermeniler, Çingeneler yer alıyordu. Bu da tiyatronun büyüsünü bozuyordu. Ufak ufak denemeler oluyor ama hiç biri bu işi baskılardan dolayı sürdüremiyordu. Türk sahnelerinin Müslüman bir bayan oyuncuya ihtiyacı vardı.

Sonunda 22 Nisan 1920’de Türk Tiyatrosu öksüzlükten kurtuldu ve 17 yaşındaki bir genç kız sahnelere ilk adımını attı. İşte bu genç kız: AFİFE JALE’ydi. Sadece sahneye çıktığı için bu genç kız bir sürü acı çekmiş; ailesi,dostları ve arkadaşları da dahil herkes tarafından dışlanmış ve sonunda da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 39 yaşında yalnız başına ölüme terkedilmiştir.

“Beni unutmuşlar, sahneye çıktığım zaman alnımdan öpen yazar, beni teşvik eden büyük adamlar, hayranlarım, seyircilerim, arkadaşlarım hepsi beni unuttular. Ne çabuk… Kapımı çalan, hatırımı soran bir insan yok… Hepsi, hepsi unutmuşlar.”

Afife Jale adına hazırlanmış bu tez, Türk Tiyatrosu’nun bayan oyuncusuna bir saygı duruşu niteliği taşımaktadır.

Tezin içeriğindeyse;

- Afife Jale’nin Sahneye Çıkma Girişimi Döneminde Sanat ve Kadın İlişkisi

- Afife Jale’nin Yaşam Öyküsü

a) Darülbedayi’e Alınışı

b) Sahneye Çıkışı

c) Darülbedayi’den Çıkarılması ve Çıkartıldıktan Sonraki Durumu

d) Selahattin Pınar’la Olan Evliliği

- Behiye Baturay ile Yapılan Söyleşi

- Reşat Nuri Güntekin’den “Yamalar” ve “Rakibe” Eleştirileri

bulunuyor...